İstanbul Silivri açıklarında 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İstanbul'un pek çok ilçesinde hissedilen deprem, İstanbul halkını bir kez daha acı gerçekle yüz yüze bıraktı.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Bilim Akademisi’nin kurucu üyelerinden Prof. Naci Görür'ün bir ay önce düzenlenen bir basın toplantısındaki açıklamaları, son deprem sonrasında bir kez daha gündeme geldi.

En az 7 büyüklüğünde deprem olacak

Görür, "Yer bilimciler olarak, 1999 depremlerinden sonra 30 yıl içinde en az 7 büyüklüğünde depremin olacağını ilan ettik" dedi.

Bu kabuk çatırdamaya başladı

1999 depremlerinin Marmara Bölgesi’ndeki fayı, dolayısıyla kabuğu tetiklediğini belirten Prof. Görür, bulunduğumuz zamanı fırtına öncesi sessizlik diye nitelerken “Bu kabuk çatırdamaya başladı. Günün birinde kırılacak. Yer bilimciler olarak, 1999 depremlerinden sonra 30 yıl içinde en az 7 büyüklüğünde depremin olacağını ilan ettik. İstanbul’da da alarm verdik. 1999 depremlerinden hemen sonra İstanbul’u gelecek depreme hazırlanan olmalıydı” dedi.

Yapılan şeyler, yapılması gerekenlerin yanında oldukça az

“Biz depremi 2 yılda unuttuk” diyen Görür, İstanbul’da depreme hazırlık noktasında önemli işlerin de yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Alt yapı belli ölçüde elden geçti köprü, viyadük, devlet daireleri güçlendirildi. Okullar, hastaneler güçlendirildi. Ama bu yapılan şeyler, yapılması gerekenlerin yanında oldukça az. Şimdi İstanbul’u depreme hazırlama 20 yılda olabilirdi. Neler yapılabilirdi veya bundan sonra neler yapmalıyızı konuşmak gerekirse, İstanbul’u ya da bir kendi oluşturan parametreleri deprem güvenli hale getirmek lazım. Kent bileşenleri Yönetim, halk, çevre, yapı stoku alt yapı ve ekonomi gelir."

Her ilçe için risk haritaları çıkarılmalı

Yönetimin yapacağı en önemli şeyin deprem öncesi risk analizi olduğunu belirten Prof. Görür, daha sonra yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

Daha sonra bu tehlike gerçekleştiği takdirde riskler neler olacaktır, onları belirlemek ve risk haritalarını İstanbul’da ölçeğinde ya da her bir ilçe için yaptırmalıdır. Üçüncü adımda risklerin en fazla olduğu yerlerde risk çalışmalarına başlanması gerekir.

İstanbul’daki tatlı su barajları ne ölçüde depreme dayanıklı bilmiyoruz

Görür, “Yol ve viyadükler belli ölçüde elden geçti ama doğal gaz şebekesi, tatlı su şebekesinin atık, kanalizasyon şebekesinin ne ölçüde deprem güvenli olduğunu bilmiyoruz. Olası bir depremde nerede ne kadar yangın çıkacak bilmiyoruz. İstanbul’daki tatlı su barajları ne ölçüde depreme dayanıklı bilmiyoruz. Deprem sırasında insanlar suya yiyeceğe muhtaçken salgın hastalık kol gezerken İstanbul’daki barajların kaybedilmesi durumunda olabilecek afet en az deprem kadar önemli olacaktır” dedi.