Önceki gün, 2 yıldır görevde bulunan ve ilçe başkanlığı koltuğunda oturan CHP Tuzla İlçe Başkanı Ali Çelik ve sözde yöneticilerinin, bu geçen zaman içinde siyaseten ilçe sınırları içinde yaptıklarını veyahut yapamadıklarını bir gazeteci olarak şeffaf bir dille eleştirdim…

*****
Kaleme aldığım yazı da;
Hakaret yok!
İtham yok!
Karalama Yok!
Asılsız iddia yok!
Aşağılama yok!
Rencide edecek hiçbir olgu yok, iken!
*****

CHP Tuzla İlçe Başkanı Ali Çelik ve sözde yönetimi:
Bölgesinde yayım yapan bir gazeteciye sadece kendisini ve yönetimini eleştirdi diye, noter huzurunda bir “İhtar” göndererek “Bundan sonra bizimle ilgili haber yayınlarsan veya böyle devam edersen seni mahkemeye veririzvs.vs.vs’ye “Getirip” tehditler savuruyor?
*****
Daha düne kadar,
İlçe yönetimine hakaretler ederek etmedikleri laf bırakmayanlar bile: Sosyal medya hesaplarından şahsıma hakaret ediyorlar…
*****
Şahsıma etmedikleri hakaret kalmamış!
Resmen, Ahlaksızlığın en üst seviyesindesiniz?
****
Takip ettiğim kadarıyla ki öyle;
Bazı yöneticilerin sosyal medya hesaplarından bana etmedikleri hakaret kalmamış… Ne şeref bırakmışlar ne de onur, ne haysiyet…
Tehdit in bini bin para derler ya! Aynen öyle…
Bu nasıl bir “Koltuk sevdasıdır”…
*****
Hesap verecekmişim? Kime veya kimlere?
Kime veya kimlere hesap vereceğim?
Bunları çıkıp açıkça belirtin?
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na mı?
CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Cemal Canpolat’ amı?
CHP İstanbul Milletvekillerine mi?
CHP MKYK Üyelerine mi?
Tuzla’da “Önümü kesip bir takım kişilere veya sizler dayak mı atacaksınızZorbalık mı yapacaksınızNasıl bir hesap vereceğim?
Bunları açıklayın da “Hep partililer hem de Tuzlalılar ve herkes” öğrensin?
*****
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı her bir konuşmasında, Parti meclisinde ve grup toplantılarında;
Basın özgür olmalı. Basını susturamazsınız.
Özgür bir basın ve Özgür gazeteciler istiyoruz
” derken…(?)
Partisinin genel başkanı bu sözleri dile getirirken,
Söylemde olup, eylemde olmayan,
CHP Tuzla ilçe yöneticileri…
Siz sözde yöneticiler, “Bu konuşulanların neresinde kalıyorsunuz”…(?)
*****
Sayın ilçe Başkanı Ali Çelik  “3 gün” “gün aşırı” aradım ve telefonlarıma cevap vermemekle birlikte “geri dönme” gerek simi duymadığı ve tenezzühünde bile bulunmadınız…
Ne yapsaydım? Size noterden “İHTAR” mı çekseydim?
*****
Yapılan haber ve haberlerden sonra, şahsımın telefonlarınıza bile cevap vermediğimi, gönderdiğiniz “İHTAR NAĞME”niz de” de…
Bunu özellikle belirtmişsiniz…
Siz cevap vermeyeceksiniz ve ben sizin telefonlarınızı mı açacağımı,
Nasıl beklersiniz? Nasıl bir zihniyet bu?
*****
Sayın Ali Çelik ve sözde yöneticileri (???)
Nerde kaldı? Sizin Basın Özgürlüğünüz?
Basına Özgürlük adına bazı yayın organlarının kapısında yatıp kalkıyorsunuz?
Sonra da sosyal medya hesaplarınıza,
Birkaç fotoğraf atarak “Nöbet tuttuğunuzu” iddia ediyorsunuz?
Tuttuğunuz nöbet kime veya neye göre?
Neyin, nöbetini tutuyorsunuz?
*****
Görevi devir aldığınız Eski ilçe başkanı Sayın Ali Ekber Kızılkan’ı hatırlatalım isterseniz size:
Derler ya, gelen gideni aratır ya:
Galiba da öyle oldu…
*****
Sayın Ali Ekber Kızılkan tecrübelerini yansıtarak,
Tam bir ilçe Başkanı olmak için takdire şayan,
Büyük çabalar sarf etti…
*****
Bu zaman içinde,
Yaptıkları ve yapamadıklarını bir gazeteci olarak çalışmaları en ağır bir dille eleştirdik.
*****
Eleştirileri baş tacı edecek kadar kibar ve üsluplu “Dinleyip veya okuyup” bir ilçe başkanı gibi davranıp olumlu olumsuz cevap verdi. Nezaketen ve parti üslubunca böyle davranmaya gayret etti.
*****
Tam bir Cumhuriyet Halk Partili ilçe başkanı olarak elinden geleni de gelmeyeni de yaptı. Siyasi çalışmalarında, olumsuzluklara rağmen koltuğunun hakkını vermeye çalıştı…
Her ne olursa olsun her şeye göğüs gerdi ve eleştirilere kulak asmayarak barışçı çözümler aradı…
*****
Kendisine hedef koydu..
Elinden geleni yaparak (Beğenin veya beğenmeyin) CHP’ye bir şeyler kazandırmaya çalıştı…
*****
Yerel ve genel seçilerde yönetimdekilerin seçim sathında başkalarına çalıştığını bile ile o görevde kalarak sıkıntı yaşasa da görevini layığı ile bıraktı…
Kürsüden de şu konuşmayı yaptı “Bizlerin bir hedefi vardı, Tuzla’yı almaktı. Ama olmadı. Başaramadık. Ama kendimize bir hedef belirledik. Şimdi bizden sonra gelecek arkadaşlarında kendilerine bir hedef belirlemesi ve çalışmalarını bu yönde yapmasını arzu ediyoruz” demişti…
*****
İki yıl geçmesine rağmen gelinen nokta ortada…
Kendilerine hedef koyamayanlar, başkalarının hedeflerinde ezilmek zorunda kalırken, aslında “Durumun” özeti bu…
*****
Bu Devletin, Cumhurbaşkanına, Başbakanına, Bakanlarına, Milletvekillerine belediye başkanlarını en ağır bir dille her platformda eleştiren sizler değil misiniz?
*****
Yerelde siyaset yapacaksınız,
Ana muhalefet partisinin Tuzla ilçe başkanı olacaksınız,
Sizleri eleştiren bir gazeteciye etmediğinizi bırakmayacaksınız?
İşte size bir fırsat daha…
Sizin siyasi çalışmalarınızı eleştirdim diye beni dava edeceğinizi belirtmişsiniz.
O zaman “Mahkeme” de görüşmek üzere…
Tabi o güne kadar o görevde kalırsanız…

Haydee Kolay Geleee