Yalaka İstihbaratçılar İş Başına…

Dalkavuk Arsız, Sırnaşık, Geveze, Boşboğaz,
Söz Taşıyarak Arabozan.
Sırnaşık, Eğitimsiz, Açgözlü, Bedavacı, Asalak, Dönek,
Her İşe Burnunu Sokan, Sürtük, Çıkarcı, İkiyüzlü, Tutarsız Kimse’lere “Yalaka”…
Ortalığı karıştıracak şekilde çalışmalar yapana ise “İstihbaratçı Yalakalar” deniyor…
*****
Günümüzün vebası haline gelen “Yalakalık” artık bir meslek haline geliverdi…
Buna birde istihbarat çalışmaları yapan ‘Yalakalar’ eklendiğinde ortaya muhteşem bir çalışma çıkıveriyor; 
Ne bu “İstihbaratçı Yalakalar”…
*****
İstihbarat çalışmaları yaparak birilerine yaranma adına gizlilikle hareket ettiğini zanneden “ZAT”lar artık hizmette sınır tanımamaktalar…
*****
Bu zat’lar her türlü işgüzarlık için hizmet alımına ve verimine devam ederek ‘İnsan vücudunda’asalak bir böcek gibi yaşamaya çalışırlar…
*****
Bu İstihbarat yalakaları, günün her saatinde her bölgede her daim içinizde dolaşıp gerekli çalışmayı yapıp, yalakalık yapacak kişiye ‘özel’ uyguladığı taktiği sunmaktan mükelleftirler ve asla da kimseden çekinmezler.
*****
Bu İstihbaratçı Yalakalarda;
Allah, Din ve İman korkusu asla yoktur.
Mezhebi geniş olmakla birlikte her türlü işgüzarlığa açıktırlar.
*****
Yeter ki, besleneceği bedeni ve bedenleri seçsinler.
Önce bedeni ve bedenleri seçiyorlar.
Sonra’da muhteşem bir şekilde yerleşiyorlar.
Bir dokun bin ah işit gibi saçmalıklarla bedene giriveriyorlar.
Sonra; Allah ne verdiyse…
Karadenizlilerin deyimiyle,(Tenzih ediyorum) Rriv rivv rivvv yapıp, istediği bedenden istediği cevapları alıp,
Beslendiği bedene giderek, kendince uyguladığı teorileri aktarı veriyorlar…
*****
Zat ve zat’ların umurunda olan tek şey, beslendiği bedene inandırmanın ve inandırıcılığı devam etmesi…
Düşünsenize yaptığı birkaç iş birde doğru çıktımı deme keyiflerine…
Günümüze uygun her daim içimizde olan bu “İstihbaratçı Yalakalarından” arınmanın tek yolu,
İstediklerini yapmalarını sağlayıp veya İstediklerini verip, yaptıkları iş’ in devam etmesini sağlamak…
Bırakın inansınlar ki, “inananında” bir türlü çıkmayan veya yanlışa adım atmasına vesile olan yanlışı bir şekilde ortaya çıksın, çıksın ki, şapkasını önüne alıp düşünmesine sebep olsun…
*****
O Zat’ları aranızda serbest bırakın aranızda, korkmayın…
Asla korkmayın…
Sizin o yaptığı çalışmalardan haberdar olmadığınızı hissettirin kendisine.
Daha doğrusu “MAL”ı oynayın…
Yani; Trene baktığınızı hissettirin kendisine,
Hem beslenen, hem de besleyen inanıversin… 
Yoksa nasıl çıkar doğrular, doğru olan yere… 
*****
Bir teori gibi görünse de okuyucuların beyinlerinde soru işareti bırakmak istemem.
Veya düşüncelerinize ortak olma adına naçizane olarak sizlere aktarmaya çalıştım…
Bu yazıyı istediğiniz gibi yorumlayıp, gereken cevapları aranızda bulacağınız kanaatindeyim…
*****
Şahsıma gelince;
3. Şahıslara veya beni tanıyanlara kendimi anlatmaya gerek duymasam da, düşüncelerimi paylaşmak istedim kanımca…
Bazı kesimlerin istediği Gazeteci tipi olmasam da, yıllarımı bu işe verdim.
Bende inanmıyorum ama Tam 24 yıl olmuş…
*****
Yaptığım çalışmalarda asla kimseyi “Bel altı” diye nitelendirdiğimiz çalışmalar içerisinde olmayarak işime dört elle sarılmaya çalıştım…
*****
Her kim olursa olsun, Bel altı çalışmalar içerisinde olanları ise “SUSTURARAK” veya “KARŞISINDA” dik durarak asla izin vermemekle birlikte, siyasetin bu şekilde yapılmaması için çaba sarf ettim…
İşte benim bütün meselem bu arkadaş…
*****
Kendimden, nede mesleğimden asla kimseye taviz vermedim.
Birilerine, yalanmak ve yaranmak içinde uğraşa girmedim…
Sadece işimi yaptım ve yapmaya çalıştım, Allah izin verirse de ölene dek bu yolda çalışacağım.
*****
Kafalarda soru işareti bırakmamak adına;
Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz,
Kendisine değer verdiğim ve saygı duyduğum Hasan Demirci Hocam, sosyal medyada şahsi hesabında paylaştığı bir yazı ile noktalamak istiyorum yazımı…

İşte Hasan Hocam’ın paylaştığı o Yazı;

Bİ DAKKA !!! / دقيقة واحدة
Allah’a, Peygambere ve ülü’l-emre itaat etmemenin birçok toplumsal zararları vardır. Fitnenin kol gezdiği âhir zamanda milletin birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının zaafa uğratılmasına, zayıflamasına, muhtemel ve müşterek düşmana karşı kuvvet ve kudret zafiyeti gösterilmesine sebep olmaktadır. Bu konuda yüce Allah;
وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
“Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Birbirinizle uğraşmayın, sonra korkaklaşır da kuvvetten düşersiniz. Sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 46) buyurmaktadır…

Ben Senden Razıyım, Allah’ta Senden Razı Olsun Hasan Hocam…

Hayde Kolay Geleee