Bakan Koca’nın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Türkiye corona virüsü ile mücadelesinde ilk dönemi tamamlamıştır.

Dünyada salgının hızı kesilebilmiş değil. Türkiye’de ise vaka sayısı inişe geçti.

29 Nisan’da günlük test sayımız 43 bin 498’e ulaştı. Test sayısındaki bu artışa rağmen tespit edilen vaka sayısı azalmaya başladı.

29 Nisan corona virüsü ile mücadelede birinci dönemi geride bıraktığımız tarihtir.

İyileşen vaka sayısı ile toplam vaka sayısı arasındaki fark azalıyor.

Bu hafta ilk kez iyileşen hasta sayımız mevcut corona virüs hasta sayımızı aştı.

Belirttiğim sonuçlar tanı ve tedavideki başarı salgını kontrol altına aldığımızı kanıtlıyor.

Aziz vatandaşlarım konuşmamın bu noktasına kadar bir cümlenin altını çizmeye çalıştım. Dedim ki Türkiye corona virüste mücadelesinde birinci dönemi tamamlamıştır.

Şimdi yine altını çizerek ilave etmek istiyorum. Şu an mücadelemizin ikinci döneminde yeni dönemin ilk günlerindeyiz.

Bu ikinci dönemde başarı yine bazı koşullara bağlıdır. Tedbir almak tedbirlere uymak başarının garantisidir.

Tedbirsiz davranmak, tehdidin ortadan kalktığını varsaymaktır. Tedibr zorunludur çünkü tehdit devam etmektedir. 

Virüs şuanda öngöremeyeceğimiz bir dönem boyunca dünyada bu toplumda aramızda dolaşmaya devam edecektir. Virüs konuk olduğunuz yerde bindiğiniz asansörde, gittiğiniz berberde beklediğiniz otobüs durağında alışveriş yaptığınız markette kalabalığına karıştırğınız caddede karışınıza çıkabilir. Bunu tam olarak bilemezsiniz. Hiç tanımadığnız bir taşıyıcıdan hastalığı kolayca alabilirsiniz.

Salgın kontrol altına alınmıştır ama virüsle ilgili gerçekler değişmemiştir. Eviniz virüse karşı halen en güvenli ortam olmaya devam etmektedir.

Bu gerçek elbette virüse karşı mücadele ederek kazandığımız serbestliklerden vazgeçmek anlamına gelmez.

Bugüne kadar tedbirlere sıkı şekilde uyulmasaydı. Bulunduğumuz noktaya gelmemiz söz konusu olamazdı.

Mücadelenin ikinic dönemindeyiz diyemezdik. Şimdi yaşama alanımız genişliyor fakat aynı tedbirleri daha geniş bir alanda uygulamaya geçiyoruz.

Sosyal hayat için kontrolleri elimize alıyoruz.

Her mücadelenin bir ödülü vardır.

Gerçeklerin isteklerden farklı olduğunu kabul etmeliyiz. Başlayan yeni dönem bildiğimiz anlamda bir normalleşme dönemi değildir.

Kısıtların biraz esnediği dönemdir. Hayatımızın sağlığımızı garanti edecek şekilde kısmen özgürleşmesidir.

Yeni dönem tedbirlerle özlemlerin sentezidir. Başlayan günler 11 Mart’tan bu yana gösterdiğimiz çanın şimdiki ödülüdür.

Ama bu ödül büyük ödül değildir. Hassas davranmazsak serbestlik yeni mecburiyetlere yol açar. Kontrolün kaybı ikinci bir dalganın davetlisi olacaktır.

Bunu birçok ülkede gördük. Salgın yeni ölümlerle ilk başarıları adeta sıfırladı. Türkiye’de salgın mevcut şartlarda kontrol altına alınmıştır.

Mayıs ayına kıyasla hazirana yönelik ön görülerimiz daha da somuttur. Corona virüs tehdidi ortadan kalkmış değil. Bu son taşıyıcının tedavisi ve izolasyonu ile mümkün.
Risk varlığını sürdürecek. Corona virüs olayı 60 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği ikinci dünya savaşından sonra bütün dünyayı ilgilendiren bir olaydır. Bu bilgi bile meselenin büyüklüğünü ortaya koymaktadır.

Bu sebepler 2020 öncesi anlamında normal hayata dönüş fikri bütün dünyada yanlış bulunmaktadır. Tedibr kabiliyeti yüksek bir toplum olarak biz bu fikri benimsemek zorundayız.