Bu gazetecilik mi, hadsizlik mi ?

Bu gazetecilik mi, hadsizlik mi ? Tuzla'da gazeteciler meslek etiğini hiçe sayarak adeta mafyavari bir tavır sergilemeye başladı. Siyasiler tehdit ediliyor. Baki Özışık bu sıkıntıyı kaleme aldı.

Saadet Partisi Tuzla İlçe Başkanı Resul Kılıç Gazeteci Yalçın Yıldırım’ın canlı yayınında bir çok sivil toplum kuruluşu hakkında suçlamalarda bulundu.

Bu açıklamalar bölgede gazetecilik yapanların dikkatinden kaçmadı.

Yapılan haberde, “Geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi Tuzla İlçe Başkanı Resul Kılıç sosyal medyada sarf ettiği sözler üzerine dernekler ayağa kalkmış, Kılıç’ı eleştiri yağmuruna tutmuştu".

“Bir Televizyon Ya da Başka Bir Şey Almak İçin, Belediye Başkanına Yaranmaya Çalışıyorlar” diyen Kılıç’ın sözlerini haber yaparak kamuoyuna duyurmuştuk.

Bu haber sonrası sanki kendisi bu sözleri hiç kullanmamış gibi en kolay yolu seçerek gazetecileri suçlamıştı.

Bu suçlama sonrası Kılıç’a “Haklıysan, bu sözleri de kullanmadıysan haberi yapan gazetecileri mahkemeye ver, yok ağzımdan çıkanı kulağım duymuyordu, canlı yayının heyecanıyla gaza geldim, birazda hava olsun diye bu sözleri kullandım, Derneklerimizden, Muhtarlarımızdan ve sonra hadsiz ve haksız olarak suçu atmaya çalıştığım gazetecilerden özür dilerim” şeklinde bir açıklama yap demiştik.

Adeta sessizliğe bürünen Kılıç’tan günlerdir her hangi bir açıklama gelmiş değil.

Hak’tan bahsetmek, hukuktan dem vurmak kolay işler değil. Canlı yayında bu açıklamaları yaptın diyoruz. Sen “yapmadım” derken bir de gazetecileri suçladın. Şimdi diyoruz ki, “sen bu açıklamaları yaptın. Yaptığın halde bizi suçladın. Şimdi bir zahmet kalk bir açıklama ile STK başkanlarından, muhtarlardan ve bu haberi yapan gazetecilerden özür dile. Geçen sefer de dediğimiz gibi, hatayı kabul etmek bir erdemdir. Erdemli olun ve gerekeni yapın” diye bitiyor.

Bunu gazeteci yazıyor.

“Dernekler ayağa kalkmış” diyor.

Bir tek kare resim yok. Bu tepkinin içeriği yok. Kimin neler söylediği ile ilgili bir tek satır yok. Hangi derneğin olduğu belli değil. Bunların hiç biri haberde yok. Ama kıyamet kopmuş, herkes ayaklanmış.

Haber sadece bununla bitmiyor.

İlçe başkanı Kılıç’ın siyaset yaptığını, rakiplerinin yanlışlarını söyleme hakkını yok sayıyorlar.

Kılıç, canlı yayın söyleşisinde Tuzla içerisinde faaliyet gösteren bir takım derneklerin “Bir televizyon ya da başka bir şey almak için Tuzla Belediye Başkanı’na yaranmaya çalıştığını ve bunun etik olmadığını” söylediği için, “Ağzımdan çıkanı kulağım duymuyordu, canlı yayının heyecanıyla gaza geldim, birazda hava olsun diye bu sözleri kullandım” diye açıklama yapmasını istiyorlar.

Burada bitiyor mu?

Yok!

“Halen özür dilemedi. Neden susuyorsun” baskıları.

“Bir zahmet ayağa kalk. Erdemli ol” diyorlar!

Suçlanan Tuzla Belediyesi Başkanı Şadi Yazıcı açıklama yapsa, bunu haber yapsalar anlarım.

Suçlayan siyasi bir partisinin temsilcisi!

Suçlanan isim belli.

Siz kimsiniz?

Dedim ya eşine ender rastlanan bir gazetecilik yapılıyor Tuzla’da.

Tuzla ile ilgili kamuoyunun rahatsızlık duyduğu iddiaları haber yapıyorum. Halkın tepkisini dile getiriyorum. Asli görevimi yerine getiriyorum.  Kimse ile kişisel bir problemim ve husumetim yok.

Paylaştığım haberlerde sahte isimler, ahlaksızca yapılan yorumların haddi hesabı yok.

Yanlışın yanındayız diye kendilerini açık ediyorlar.

Bunları umursamıyorum.

Gazeteci olduğunu iddia edenler, ” Baki Özışık Gazeteci mi? İki ışık vardır. biri kırmızı ışık, diğeri Özışık” diye yazarak gülünç duruma düşürüyor kendini.

Yapılan onca yanlışı dile getirmemi suç olarak yorumlayanlar var.

Burada fikri, düşüncesi ne olursa olsun, yanlış karşısında sorumluluk almak isteyen varsa, korkusuzca ayağa kalkmalı.

Bunun haricinde yanlışa ve yanlış yapmaya müsade etmiş olur.

Yasalar mesleğimizi kamu adına yapmamız için bize yetki vermiş. Başkalarına kumpas kurmak görüntülerini alarak şantaj yapmak için değil.

Buradan iletişim numaramı yazıyorum. Bize ulaşmak isteyenin sesi, çaresizliğine çara olmaya söz veriyorum.

Ancak doğruluğu kesin olan belgelerle.

Saygılarımı sunuyorum.
0532 274 05 78 

Kaynak / Ataşehir24 / Baki Özışık