yytuzlaistanbul @ gmail.com

Ve maalesef ki, içimizdeki bazı birileri de ‘Godot’ yu bekler!
Ve o birileri ‘anlamsızlığı’ başından belli olan,
Üstelik sonu kötü bir bekleyiş içindedirler.
Elbette ki, okuyanlar, izleyenler bilir…
‘Godot’ bir oyun, bir tiyatro.
Buradaki kahramanlar: Vladimir ve Estragon…
***

Onlarda sonu gelmeyen eziyetli bir bekleyişle;
‘Godot’u beklediler…
Fakat onların ‘Godot’u gelmedi bir türlü!
Ve asla gelmeyecek de.
Üstelik saçmalığın farkında oldukları bu şeyi yaptı durdular.
Beckett’in bu ‘absürt’ oyununu niçin anlatıyorum.
Elbette ki, hallimce sebeplerim var.
Bir kere onlar gibi çaresiz değiliz.
Onlar olayın yaşandığı çağ ve…
Şartlar açısından alışılmışlığın dışına çıkabilir!
Fakat biz? Asla! Neden?
***

Varlığına inandığımız bir ‘Yaratıcıya’…
Ve dahi gönderdiği: Kurtarıcı, yol gösterici,
uyarıcı bir ‘Rehber’e sahibiz!
***

Bizde umutsuzluklar, karamsarlıklar…
Sonu gelmeyen eziyetler olmaz.
Biz bu yaşamın bir ‘imtihan’ olduğunu biliriz.
Bundan dolayı da, ‘İlahi emirler’ çerçevesinde yaşarız.
Ve yine biliriz ki, dünya kuruldu kurulalı düşmanlarımız var.
Bu düşmanlar da, şüphesiz ki ’Şeytan ve askerleridir!’
Dolayısıyla da birinci vazifemizin:
Türk istiklalini ilelebet muhafaza…
Ve müdafaa etmek’ olduğunu biliriz.
***

Bunun için de ‘çareler’ üretiriz.
Bu üretme bizim en kıymetli hazinemizdir.
İçeride ve dışarıdaki bedhahlar…
Bu hazineyi elimizden almak için;
cebren ve hile ile uğraşır dururlar. Bilinmelidir ki…
***

Türk, kökü barış olan bir inancın sahibidir.
Bundan dolayı da,
Türk’ün dünya’da temsil ettiği ‘Ümmet bilincini’
Türk’ün getirdiği adaleti, barışı ve…
Hoşgörüyü yok etmek isterler.
***

Peki, bizi ve sahip olduğumuz bu ‘Semavi’ inancı kim koruyacak?
Cevabı tartışmasız bir gerçek: Yaratıcı!
Bunun böyle olması bizim yan gelip yatmamızı gerektirmez.
Dedik ya, bir imtihan dünyasındayız diye.
Ortada yakılan bir ateş var!
Zaten ateşe girmeden elmasla kömür nasıl ayrışır ki?
Sonra oluklar da çift akar: Birinden ‘nur… Diğerinden   ‘kir’.
***

Sevgili dostlar…
Birliğimizi ve dirliğimizi bozmak isteyen: Şeytanlar…
Ebu Cehiller ve Lawrenceların torunları hala içimizde yaşamakta.
Dedeleri bölmek, yok etmek için: Peygamber’e zulmetti…
Arkasından Haçlı Seferleri düzenlendi…
Bu günlerde torunları da içteki ‘tetikçilerle’ deniyorlar!
Güçlü devlet, ferasetli, dirayetli ve inançlı milletle:
Bu olayların üstesinden de geleceğiz inşallah.
***

Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda…
Ve kitabımız ‘Kuran’da mevcuttur.
***

Yeter ki inanalım ve birliğimize sahip çıkalım.
Millet olarak hep Batıya yöneldiğimiz doğrudur.
Ve… Batıya barışı, Hakk’ı ve insanlığı götürdük.
Onlar ise içimize kin, nefret ve zulmün tohumunu ektiler.
Sonuç mu? İstikbalde de kazanan biz olacağız.
Bu saldırılar dün nasıl geçmiş ise bugün de geçer elbette.
İnanın ki baki olan bizim temsil ettiğimiz değerler olacaktır.