yytuzlaistanbul @ gmail.com

Kendi içlerinde ‘kast’ sistemi kurmuşlar diye ‘Hindu’lara kızardım!

Ayırımcılıklarını; ekonomik, dini ve…

Sosyal statülerine göre yapmalarından nefret ederdim.

Bırakın birbirlerine selam falan vermelerini…

Farklı ‘kasttan’ olanların aynı yoldan bile gitmemelerine şaşardım.

Dahası en adi sınıf kabul edilen ve dahi dokunulması caiz kabul edilmeyen

‘paryaların’ bu durumlarına rıza göstermesine hayretle bakardım.

Ve bu uyduruk düzenlerini koruma adına yutturdukları:

“…Eğer dürüst hayat sürersen; dünyaya bir daha geldiğinde,

bir üst kast’a çıkarsın…” öğretisine kıl olurdum.

Hele hele bu batıl düzene gönülden bağlı insanlara isyan ederdim.

Dim, dim, dim! De…

Asırlar geçmiş, ancak aynı düzen başka versiyonlarıyla hüküm sürmekte.

Bir anlamda ‘aynı tas, aynı hamam!’

Ve yine kızmaya devam…

Artık ‘tas’ın da, ‘hamam’ın da değişme vakti gelmedi mi?

İnsanın; hal ve hareketlerinin bu süreçte değişmesi gerekmez mi?

Devleti devlet yapan ana unsur mademki insandır.

Bu ana unsurun gerçek anlamda yaşatılması…

Kıymetinin, kabiliyetleri ölçüsünde değerlendirilmesi niçin yok sayılıyor?

Her şey bir yana ülkenin ve milletin menfaatine çalışacak;

Bilgi, beceri ve karakter yapısı ‘Hak’ ölçüsüne uygun insan hala yetiştirilmeyecek mi?

Sorular.. sorular.. sorular!

Herkesin ve herkesimin kendince cevap bulduğunu zannettiği;

Fakat bu ’böyle gelmiş, böyle gider’ mantığının değişmediği ‘paradokslar!’

Bunları neden mi yazdım? Sebebi net ve açık…

Hangi anlamda olursa olsun ‘kast’ sistemine karşıyım da ondan!

Vay efendim vay! Ne demek(miş )bu?

Miş,miş miş…

Hangi siyasi, sosyal ve ekonomik ‘kast’ta olduğunu bir düşün bakalım?

Ve dahi karşılaştığın ‘teveccühler’ neye göre yapılmakta?

Kimse, kimseye numara çekmesin!

Menfaatleri uğruna, ana dinamiklerini yok sayanlara;

‘Aman efendim, sepet efendim’ havası çekenler…

Köprüden geçerken ‘ayıya, dayı‘ diyenler…

‘Derenin ortasında at değiştirilmez’ nutku atanlar

‘Kast’ sistemi içinde olanlardır.

Hani ‘hangi inanç ve düşünce içinde olursanız olun’ dedim ya!

Eğer o inandığınız her ne ise;

onu hakiki anlamda yaşayın ve yaşatın!

Ben buna karışmam… Da,

Ben ‘İslam’ üzere ve ‘Müslüman’ olarak yaşayacağım diyenlere:

Derim ki, ‘hadi oradan!’…

Önce ‘kast’ sisteminden kurtul ve gel!

Yahu İslam’da ‘kast’ sistemi var mı ki? Yok elbette.

Peki, bunları ne için yazdın?

İçimizde öyle ‘Lawrence’lar var ki!

‘Sapla samanı karıştırtıyorlar…’

Kabiliyetsiz, samimiyetsiz insanları ‘baş tacı’ ettirtiyorlar.

Yalancı, dolandırıcı, iftiracı, yalaka, dalkavuk…

Ve ‘emrin başım gözüm üstüne!’

Diyenlerin kıymet bulduğu bir ortamda,

‘Ömer-i ‘ anlayışın yok edilmeye çalışıldığı bir sistemde,

‘Helal haram ver Allah’ım, bu kulun yer Allah’ım’ dendiği bir düzende,

Dünyevi kaygılarla; makamların, mevkilerin satıldığı bir evrede,

İçimden bu ‘kast’ sistemine öyle bir sövesim geliyor ki!